Yumurta alerjisi olanlar grip aşısına dikkat

Sonbahar ile birlikte nezle ve grip döneminin de başlaması bekleniyor. Uzmanlar, şimdilik vakaların nezle olduğunu belirtse de grip hastalıklarının ekim ayı sonu, kasım ayı başı itibariyle görüleceğini söylüyor. İstinye Üniversite Hastanesi Medical Park Gaziosmanpaşa Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Neşat Bozkurtgil, grip aşıları konusunda uyardı.

TAKİP ET

Grip hastalığının Türkiye'de başlama döneminin ekim sonu olduğuna dikkat çeken Uzm. Dr. Neşat Bozkurtgil, hastalığın kasım ve aralıkta en yüksek seviyelere ulaştığını ocak gibi ise azaldığını anlattı.

Mart ve nisan döneminde genellikle yeni bir grip atağı olduğunu vurgulayan Uzm. Dr. Neşat Bozkurtgil, “Gripte etkili bir aşımız var. Koruma düzeyi yüzde 60 ila 90 arasında. Sadece o ayın 6 ayını kapsayan bir bağışıklık sağlamakta. Bulaşmayı engellemek adına sık el yıkama, bunun olmadığı durumlarda ise yanınıza bir antiseptikli mendil taşıma önemli. Aşıyı virüse maruz kalmadan yaptırmanız ve koruyucu etkisini elde etmemiz gerekiyor. Dolayısıyla ekim sonu kasım başı aşının yapılması için en iyi takvimdir. Bunu Sağlık Bakanlığı takip etmekte. Bu yıl için üretilmiş aşıları tüm merkezlere iletmektedir. Risk grubundaki kişilerin aşılanması sağlanmaktadır. Şu an bu aşılar piyasada değil. Grip atağı henüz başlamadı. Mevcut hastalarımız nezle tablosunda. Özellikle risk grubunun bu aşıları yaptırması gerekir” dedi.

Aşının yumurta kökeninden üretildiğini de belirten Uzm. Dr. Neşat Bozkurtgil, yumurta alerjisi olanları da şu sözlerle uyardı:

“Yumurta alerjisi olan kişilerin aşı yaptırmaması gerekir. Sürekli aspirin kullanan kişiler kullanmamalı ve daha önce grip aşısı yaptırıp alerjisi olduğunu bilen kişilerin aşı yaptırmaması gerekir. Yeni doğan dönemindeki 0-6 aylık bebeklere de henüz aşı yapmıyoruz. 6 ay sonrası bebeklere yapıyoruz. Bu alerjiler çok ciddi reaksiyonlar değildir. Onun dışındaki basit reaksiyonlar hafif alerji tedavileriyle kontrol altına alınabilir. Vücutta kaşıntı, kızarıklık görülebilir bazen ateş yükselir. Uygulama bölgesinde ciddi kızarıklık yaşanabilir. Kişinin doktora başvurması ve alerji tedavisi alması gerekir.”

Nezlenin soğuk algınlığı tablosuyla eşdeğer olduğunu belirten Uzm. Dr. Bozkurtgil, gribin bundan ayrı bir tablo olduğunun altını çizerek şöyle devam etti:

“Nezleyi soğuk algınlığı olarak tarif ediyoruz. Burun akıntısı, hapşırık, gözlerde yanma, hafif bir ateş ve vücutta bir kırıklık ile seyreden birkaç gün içerisinde şiddetini azaltan ve kendiliğinden iyileşen bir tablodur. Grip ise bunun aksine boğaz ağrısı, yüksek ateş, eklem ve kaslarda bir ağrıyla görülür. Giderek tabloda ağırlaşma olur. Solunum yollarından aşağı inerek akciğer enfeksiyonuna ve zatürre tablosuna da dönüşebilen ciddi bir hastalıktır. Bunlar çoğunlukla temas yoluyla, ağız, burun, gözle temas sonucu vücudumuza girebilir. Yakın mesafelerde öksürük, hapşırık gibi virüsün dış ortama saçıldığı durumlarda solunum yoluna almamız ve bu şekilde bulaşması mümkün. İkisi de aynı yollarla bulaşır ama sonraki seyri farklıdır."

Aşının yanı sıra kişinin iyi beslenmesi ve bağışıklık sistemini korumasının da önemli olduğunu belirten Uzm. Dr. Neşat Bozkurtgil, "Gribin kötü seyrettiği hasta grupları özellikle küçük yaştaki çocuklar, 65 yaş üzeri kişiler, kronik kalp böbrek karaciğer akciğer hastalığı olanlar. Diyabeti olanlar, dalağı alınmış bağışıklığı düşük hastalar, kanser hastaları ve buna bağlı radyoterapi, kemoterapi gibi bağışıklık sistemini baskılayan ilaç ve tedavi altında bulunan kişilerin özellikle dikkat etmesi gerekiyor" uyarısında bulundu.

Gripte antibiyotik kullanılmaması gerektiğini söyleyen Enfeksiyon Hastalıkları ve Mikrobiyoloji Uzmanı Dr. Neşat Bozkurtgil, son olarak şu uyarılarda bulundu:

"Çünkü bunlar bakteriyel enfeksiyonlar için üretildi. Virüsler için ‘antiviral' dediğimiz farklı ilaçlar söz konusu. Antibiyotik olarak bilinen grup grip ve nezle için asla kullanılmaz. Gribi ağır geçirmesi beklenen daha önce ağır tablo yaşamış kişilerde veya hastaneye yatışı gereken kişilerde özel antiviral bir grip ilacı kullanıyoruz. Bu da ilk 48 saatte uygulanır ve hekimin kontrolünde uygulanır. Toplumun aşı konusunda tereddütleri olabiliyor. Bunların yersiz olduğu yapılan yüzlerce araştırmayla ispatlandı. Tüm dünya bu aşıları kullanıyor. Hastalığa yakalanmamız için yapabileceğimiz çok özel şeyler yok. Elimizde böylesi etkili bir silah varken aşımızı yaptıralım. Aşı tartışmalarının bize faydası yok. Hastalığın kişiye çok daha zararı var."

Bakmadan Geçme